Sabancı Üniversitesi öğrenci ve mezunları, sıra arkadaşlığını iş ortaklığına dönüştürdü. Kimi şirket kuran, kimi geliştirdiği ürünü satan öğrenciler arasında destek bekleyenler de var.
Gelişmekte olan ülkelerin dinamosunu girişimcilerin oluşturduğu herkes tarafından biliniyor. Ancak parlak iş fikirleriyle yola çıkan bu kişilerin, sadece bir kısmı projelerini hayata geçirir. Büyük bir kısmı ise finansman sıkıntısı çeker ve projelerini uygulama fırsatını yakalayamaz. Bu girişimcilerin çoğunu ise gençler oluşturur. Ve gençler diğer girişimcilerle kıyaslandığında belki biraz daha şanssızdırlar. Genç oldukları için kuşku ile yaklaşılan bu fikir sahibi gençler, oyuna bir sıfır mağlup başlarlar. Ancak bunların arasında başarılı olanların sayısı da gün geçtikçe artıyor. Çünkü, fikri olup parası olmayanlara destek olanların sayısı da artıyor.
Buna en iyi örneklerden biri hâlâ öğrenciyken iş hayatına atılan Sabancı Üniversitesi öğrencileri. Sabancı Üniversitesi'nde okuyan bir grup genç öğrenci, bir yandan eğitimlerine devam ederken bir yandan da girişimciliklerini kullanarak ticarete atılmışlar. Kendi şirketlerini kurma ve kendi yaptıkları ürünleri pazarlamayı tercih etmişler. Üniversite son sınıfla okuyan Tamer Övülmen, Mehmet Fatih Kale ve Arda Kuzu, yurtdışında yapmayı planladıkları lisansüstü eğitimi için burs olanağı ararken karşılarına çıkan iş kurma fırsatını değerlendirmişler. Üç arkadaş, Polonya'da TAF Gıda adlı bir şirket kurmuş. Polonya'daki desteklerden yararlandıklarını belirten Öğütmen, bu sayede hem iş dünyasına atıldıklarını hem de lisansüstü eğitimleri için kaynak yarattıklarını ifade ediyor.
Polonya'da şirket kurdular
Polonya'da bir başka şirket kuran 'üç kafadar' ise geçen yıl mezun olan Burak Tarhan ve Can Doğan ile bu yıl üniversitenin ekonomi programını bitiren Mehmet Aydos Özel. 'Yükselen, yeni parlayan yıldız' anlamına gelen No-Va adı verilen şirket, Polonya'da dekoratif, ev dekorasyonu malzemeleri satıyormuş. Üç arkadaş bir iki yıl bu konuda bir ön hazırlık yapmışlar. Öncelikle Türk Cumhuriyetleri'ni daha sonra Balkanlar ve Doğu Avrupa ülke pazarlarını incelemişler. 1.5 yıl önce ise Polonya'da karar kılarak şirketi kurmuşlar. 25 bin euro sermaye ile faaliyetlerine başladıklarını belirten Özel, daha sonra Türkiye'den götürdükleri otel ekipmanları, havlu, çarşaf, şampuan gibi ürünleri de pazarlamaya başlamışlar. Özel, yeni hedeflerinin ise Polonya'nın kimya sanayi ürünleri, ağaç, makine ve yedek parçalarını Türkiye'ye pazarlamak ve Polonya Serbest Bölgesi'nde stok mal satışı gerçekleştirmek olduğunu söylüyor.
Malzeme bilimi mühendislik programı öğrencilerinden Mert Akel de seramik yüzeylerde su itici etki yaparak bakteri üremesini önleyen bir malzeme üretmiş. Ürünün patent hakkını 15 yıllığına Ece Banyo firmasına satmış. NATO'nun îleri Araştırmalar Enstitüsü'nün (NATO-ASI) desteklediği, gemilerin yüzeylerinin yosun tutmaması ve su ile olan sürtünmesinin azaltılması amacıyla kaplama geliştirme projesine katılan Akel, burada edindiği deneyimlerden yararlanarak seramik yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama üretimi çalışmalarına başlamış. Üniversitenin ve şirketin laboratuvarlarında öğretim üyelerinin rehberliğinde süren çalışmalar sonucunda Akel, geçen yıl mayıs ayında EasyClean adındaki maddeyi geliştirmiş ve bu ürünü firmasına 15 yıllığına satmış. Bunun için de Çorlu'da şirketin üretim tesislerine yalan bir yerde kendi şirketini kurmuş. Birkaç ay önce Ece Banyo tarafından piyasaya çıkartılan lavabo, klozet taşı, küvet gibi ürünlerde EasyClean teknolojisinden yararlanılıyor. Yeni keşfin ürünün yüzeyindeki kireçlenmeyi, kir tutmayı önlediğini belirten Akel, bu sayede lavabo veya benzeri ürünlerin daha da hijyenik olduğunu ve temiz göründüğünü söylüyor.
Üniversitenin sanal parası
Mikroelektronik mühendisliğinden bu yıl mezun olan Ergi Şener ise bilgisayar chipli bir kart üretmiş. RFID (radyo frekansı tanımlama) teknolojisinin kullanıldığı ürün, öğrenci kimlik kartlarının servis giriş çıkışlarında, yemekhane, market, kafeterya, berber gibi para gereken noktalarda kullanılarak zaman kaybının önlenmesini hedefleniyor. Projeyi Mehmet Alp, Alperen Ateşal, Ulaş ilhan ile birlikte geliştirdiklerini belirten Şener sözlerine şöyle devam ediyor: "Son aşamaya gelen projeye üniversite yönetimi de destek veriyor. Eylül ayında üniversite yönetime sunacağız. Ardından da uygulamalara başlayacağız." Gebze'deki teknoparkta bir şirket kurmak için girişimlere de başlayan Şener, proje ile ilgili olarak bir banka ile görüşmelere de başlamış. Şener, projenin biraz daha geliştirilerek diğer üniversitelerde de uygulanabilecek bir model oluşturmasını hedefliyor.
Destek bekliyorlar
Öğrenci Eren Şimşek ve doktora mezunu Kazım Acatay'ın projesi henüz bir uygulama alanı bulamamış. Şimşek ve Acatay su iten, süperhidrofoblk yüzeyler konusunda bir çalışma yapmış, ikili bu çalışmalarında, teflon gibi kimyasal olarak suyu j sevmeyen bir poümer karışımına elektrospinning adı verilen bir düzenekte yüksek voltaj uygulayarak nano ve microtopçuklar oluşturmuşlar. Endüstriyel olarak birçok alanda ürünün kullanabileceğine dikkat çeken şimşek, henüz çaldıkları kapılan açmayı başaramadıklarını söylüyor. Genç mucitler, iş dünyasının desteğini bekliyor. Mehmet Aydos Özel (üstte) iki arkadaşı ile birlikte Polonya'da bir şirket kurdu. Mert Akel ise geliştirdiği ürünün patentini 15 yıllığına sattı.
Sabancı Üniversitesi öğrenci ve mezunları, sıra arkadaşlığını iş ortaklığına dönüştürdü. Kimi şirket kuran, kimi geliştirdiği ürünü satan öğrenciler arasında destek bekleyenler de var.
Gelişmekte olan ülkelerin dinamosunu girişimcilerin oluşturduğu herkes tarafından biliniyor. Ancak parlak iş fikirleriyle yola çıkan bu kişilerin, sadece bir kısmı projelerini hayata geçirir. Büyük bir kısmı ise finansman sıkıntısı çeker ve projelerini uygulama fırsatını yakalayamaz. Bu girişimcilerin çoğunu ise gençler oluşturur. Ve gençler diğer girişimcilerle kıyaslandığında belki biraz daha şanssızdırlar. Genç oldukları için kuşku ile yaklaşılan bu fikir sahibi gençler, oyuna bir sıfır mağlup başlarlar. Ancak bunların arasında başarılı olanların sayısı da gün geçtikçe artıyor. Çünkü, fikri olup parası olmayanlara destek olanların sayısı da artıyor.
Buna en iyi örneklerden biri hâlâ öğrenciyken iş hayatına atılan Sabancı Üniversitesi öğrencileri. Sabancı Üniversitesi'nde okuyan bir grup genç öğrenci, bir yandan eğitimlerine devam ederken bir yandan da girişimciliklerini kullanarak ticarete atılmışlar. Kendi şirketlerini kurma ve kendi yaptıkları ürünleri pazarlamayı tercih etmişler. Üniversite son sınıfla okuyan Tamer Övülmen, Mehmet Fatih Kale ve Arda Kuzu, yurtdışında yapmayı planladıkları lisansüstü eğitimi için burs olanağı ararken karşılarına çıkan iş kurma fırsatını değerlendirmişler. Üç arkadaş, Polonya'da TAF Gıda adlı bir şirket kurmuş. Polonya'daki desteklerden yararlandıklarını belirten Öğütmen, bu sayede hem iş dünyasına atıldıklarını hem de lisansüstü eğitimleri için kaynak yarattıklarını ifade ediyor.
Polonya'da şirket kurdular
Polonya'da bir başka şirket kuran 'üç kafadar' ise geçen yıl mezun olan Burak Tarhan ve Can Doğan ile bu yıl üniversitenin ekonomi programını bitiren Mehmet Aydos Özel. 'Yükselen, yeni parlayan yıldız' anlamına gelen No-Va adı verilen şirket, Polonya'da dekoratif, ev dekorasyonu malzemeleri satıyormuş. Üç arkadaş bir iki yıl bu konuda bir ön hazırlık yapmışlar. Öncelikle Türk Cumhuriyetleri'ni daha sonra Balkanlar ve Doğu Avrupa ülke pazarlarını incelemişler. 1.5 yıl önce ise Polonya'da karar kılarak şirketi kurmuşlar. 25 bin euro sermaye ile faaliyetlerine başladıklarını belirten Özel, daha sonra Türkiye'den götürdükleri otel ekipmanları, havlu, çarşaf, şampuan gibi ürünleri de pazarlamaya başlamışlar. Özel, yeni hedeflerinin ise Polonya'nın kimya sanayi ürünleri, ağaç, makine ve yedek parçalarını Türkiye'ye pazarlamak ve Polonya Serbest Bölgesi'nde stok mal satışı gerçekleştirmek olduğunu söylüyor.Malzeme bilimi mühendislik programı öğrencilerinden Mert Akel de seramik yüzeylerde su itici etki yaparak bakteri üremesini önleyen bir malzeme üretmiş. Ürünün patent hakkını 15 yıllığına Ece Banyo firmasına satmış. NATO'nun îleri Araştırmalar Enstitüsü'nün (NATO-ASI) desteklediği, gemilerin yüzeylerinin yosun tutmaması ve su ile olan sürtünmesinin azaltılması amacıyla kaplama geliştirme projesine katılan Akel, burada edindiği deneyimlerden yararlanarak seramik yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama üretimi çalışmalarına başlamış. Üniversitenin ve şirketin laboratuvarlarında öğretim üyelerinin rehberliğinde süren çalışmalar sonucunda Akel, geçen yıl mayıs ayında EasyClean adındaki maddeyi geliştirmiş ve bu ürünü firmasına 15 yıllığına satmış. Bunun için de Çorlu'da şirketin üretim tesislerine yalan bir yerde kendi şirketini kurmuş. Birkaç ay önce Ece Banyo tarafından piyasaya çıkartılan lavabo, klozet taşı, küvet gibi ürünlerde EasyClean teknolojisinden yararlanılıyor. Yeni keşfin ürünün yüzeyindeki kireçlenmeyi, kir tutmayı önlediğini belirten Akel, bu sayede lavabo veya benzeri ürünlerin daha da hijyenik olduğunu ve temiz göründüğünü söylüyor.
Üniversitenin sanal parası
Mikroelektronik mühendisliğinden bu yıl mezun olan Ergi Şener ise bilgisayar chipli bir kart üretmiş. RFID (radyo frekansı tanımlama) teknolojisinin kullanıldığı ürün, öğrenci kimlik kartlarının servis giriş çıkışlarında, yemekhane, market, kafeterya, berber gibi para gereken noktalarda kullanılarak zaman kaybının önlenmesini hedefleniyor. Projeyi Mehmet Alp, Alperen Ateşal, Ulaş ilhan ile birlikte geliştirdiklerini belirten Şener sözlerine şöyle devam ediyor: "Son aşamaya gelen projeye üniversite yönetimi de destek veriyor. Eylül ayında üniversite yönetime sunacağız. Ardından da uygulamalara başlayacağız." Gebze'deki teknoparkta bir şirket kurmak için girişimlere de başlayan Şener, proje ile ilgili olarak bir banka ile görüşmelere de başlamış. Şener, projenin biraz daha geliştirilerek diğer üniversitelerde de uygulanabilecek bir model oluşturmasını hedefliyor.Destek bekliyorlar
Öğrenci Eren Şimşek ve doktora mezunu Kazım Acatay'ın projesi henüz bir uygulama alanı bulamamış. Şimşek ve Acatay su iten, süperhidrofoblk yüzeyler konusunda bir çalışma yapmış, ikili bu çalışmalarında, teflon gibi kimyasal olarak suyu j sevmeyen bir poümer karışımına elektrospinning adı verilen bir düzenekte yüksek voltaj uygulayarak nano ve microtopçuklar oluşturmuşlar. Endüstriyel olarak birçok alanda ürünün kullanabileceğine dikkat çeken şimşek, henüz çaldıkları kapılan açmayı başaramadıklarını söylüyor. Genç mucitler, iş dünyasının desteğini bekliyor. Mehmet Aydos Özel (üstte) iki arkadaşı ile birlikte Polonya'da bir şirket kurdu. Mert Akel ise geliştirdiği ürünün patentini 15 yıllığına sattı.